Skip to content

Hafızlık Hikayeleri – Hem okudum hem yaptım

Temmuz 15, 2015

hafızlık-hikayeleriKüçüktüm,dokuz yaşında başladım hafızlığa annemin isteği ve hocamın teşvikiyle.Çetin ve zor olduğu kadar kutlu ve sonu gelmez yolculuğa adımımı atmıştım.O zamanlar bilmezdim neden hafızlık yaptığımı ve hafızlığın ne olduğunu; ama anlardım insanların bana imrenerek bakmasından,büyük insanların bile benden dua istemelerinden güzel bir iş yaptığımı. Beni sevenler,bana özenenler olduğu gibi yaptığım işi cahilce görüp surat ekşitenler de oldu; fakat ben annemi va Hatice Hocamı seviyordum. Onlar bu yolda olmamı istiyorlarsa ben böyle olmaktan mutluydum.
Günler ve aylar geçiyordu,bazen gülerek ama çoğu zaman ağlayarak Bazen isteyerek gidiyordum kursa,bazen de gitmemek için ipe un seriyordum,gülünç bahanelermiş,büyüyünce anladım
İlkokula gidiyordum ve okulla birlikte yürütüyordum hıfzımı,orta okul zamanı geldi ama benim hafızlığım bitmemişti. Hocamın kararıyla iki yıl ara verdim okula; zira yarıya kadar gelmişken bırakmak olmazdı. 13-14 yaşlarında bitmişti çok şükür bütün sayfalar ama ben de bitmiştim; çünkü çok özlüyordum okulu. Binbir aşk ve heyecanla orta okula başladım fakat çocukluğun verdiği yaramazlık ve ihmalkarlıkla Kur-anımı rafa kaldırmıştım. Ne zaman ki ben Kur-anımı rafa kaldırdım işte o zaman gönlümün neşesini yitirdim. Artık büyük bir vicdan yarasına dönüşmüştü bende hafızlık. Sabahları can sıkıntısıyla kalkar,hiçbir şeyden zevk almazdım. Gülmelerimin,gezmelerimin,sohbetlerimin tadı yoktu Hayatın tadı yoktu Dilimde ve kalbimde sadece tek bir dua vardı “Allahım bana bir fırsat ver hafızlığımı tamamlamak için.”
Orta okul,lise,üniversite hazırlık derken 10 yıllık bir fetret devri geçirdim. Nihayet ısrarlı yakarışlarım sayesinde bana bir fırsat daha verilmiş,bir kapı daha açılmıştı. RIFAT-MUALLA ŞAHİN HAFIZLIK KIZ KUR-AN KURSU
Son bir fırsat diyerek hayatıma yeniden başladığım yer,Rabbimin beni bırakmadığını anladığım yer Görür görmez sevdim orayı,acaba beni kabul ederler mi diye içim titredi önce,sonra kendi deyimiyle küçükken hafızlık yapmış olmamın hatırına Ayşe Hocam buyur etti beni. Şimdi hala her aklıma düştükçe büyük bir özlemle gözlerimin yaşardığı hafızlık öğrenci evi Baki’de kalmaya başladım.
Öyle mutluydum ki; içim içime sığamaz durumdaydım. Gönlümün neşesi yerine gelmişti. Beni daha önceden de tanıyanların dikkatini çektiği gibi gözlerimin içi gülüyordu artık. Beyin ölümü gerçekleşmiş bir hastanın yeniden hayata dönüşü gibi bi şeydi bu. Gecemi gündüzüme katarak dört elle sarıldım yıllardır rafta duran Kur-anıma. Hiçbir şey beni yıldırmıyor,hiçbir şeyi umursamıyordum. Zor imtihanlar da geçirdim elbet ama bu zor zamanlarda anladım Hz. Bilal’in kumlar üstünde ‘Ehad’ diyişini,Hz. Fatıma’nın çilesini,Hz. Musab’ın terk edişini Anladım ki bu bir sevda işiymiş. Sevda vazgeçmekmiş her şeyden,terk etmekmiş ana,baba,kardeşi,eşi,dostu,arkadaşı,yari ve yareni
Bir 29 Mayıs sabahı,Fatih’in İstanbul’u fethettiği gün ben de yeniden kalbime Kura-an’ı oturtmuş,kendi gönlümü fethetmiştim. Tabi Fatih’in Hacı Bayram-ı Velis’i,II. Murad’ı ve Akşemseddin’i gibi benim de Hatice Hocam,annem ve Ayşe Hocam vardı. Rabbim okuduğum,öğrettiğim her harfin sevabından onları da hissedar eylesin.
Şimdi artık dilimde ve gönlümde tek bir dua var “Ey Allahım beni Sen’den ayırma,beni Sen’in Kur-an’ından ayırma.”

Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: